Kayıtlar

Öne Çıkan Yayın

Teknoloji Vadisi II

 Her şey 3 Aralık 2021 Dünya Engelliler Günü ile başladı ve bir etkinliğe katıldım, etkinlikte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur YAVAŞ vardı, tabi ki içimden geçenler ile yazılarımın bulunduğu bir dosya ve kitabımı alıp yanına gittim. Çok güzel bir şekilde yazılarımı ve kitabımı aldı, dosyamdaki yazılar için "Yarın okuyacağım." dedi ve heyecanım kat ve kat arttı. Günlerden bugün 6 Aralık 2021 telefonum çaldı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından arandım. Bu yazılarımın incelendiğini ve geri dönüş için bana ulaşım sağladıklarının göstergesiydi, beni fazlasıyla sevindirdi ve heyecanlandırdı. Daha önce yazdığım ve dosyamda tam metni olan "Teknoloji Vadisi" başlıklı yazım hakkında bana ulaştıklarını ve görüşlerimi değerli bulduklarını ve öncesinde Teknoloji Merkezi projelerinin hayata geçtiğini ve çalışmalarının devam ettiğini, bu kapsamda 2. merkezin açılacağını bildirdiler. Bu değerli görüş alış verişi ve konuşma sonrasında

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXVII - İyi ki Doğdun

  Tüm benliğimle yazdığım satırlarım, ben sadece sana seslenirken anladım yaşamayı, anlıyorum. Yaşam iki çizginin varoluşu ise başlangıç ve bitişi varsa eğer bu düzlemin sadece yaşadıklarımı anlamlandırabilirim. Anlamlandırabildiğim Tek noktam var dünyada, adını koyabildiğim Tek hecem var... gittikçe yalın kalıyor düşündüklerim ve her yalın kaldığımda ben yine sessizliğimle baş başa kalıyorum. Konuşmak bazen iyi gelir insana, konuşurken gülersin nedensiz, nedenini bilmediğin bir şekilde konuşurken için rahatlar. Aslında bu anlatmak istediklerinin varlığındandır ve anlatamadığın şeylerin olmasındandır. Tüm cümlelerin en güzelleri senin yanında olmalı, bugün güneş eşsizliğiyle doğmuş dünyaya. Her gün özeldir, bugün daha güzel. Her gün sessizliğimle dans ederim ben kelimelerim sözler ile hayat bulurken. Hayatımın her anında, kalbim her çarptığında, her sabaha uyandığımda hissettiklerim olur yanımda, bugün bir bebek dünyaya merhaba demiş, gözleri ile sonsuzluğun yanında. Gözleri ile güzel

Ülkemiz ve Yol Haritalarımız

 Her geçen gün tüketim toplumuna döndüğümüzü varsayarsak çok dikkatli bir ibre ile yolumuza yeni rotalar belirlememiz lazım. Birinci olarak yerli üreticiler desteklenebilir ve yeni teknolojik merkezler kurulabilir. Artık teknoloji ile birleşen bir şekilde tarım ve hayvancılık faaliyetlerimizi güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Sanayi ve endüstriyel ürünler üretecek noktaya geri dönmeliyiz. Gün geleceği anlama ve ona yatırımlar yapma günüdür. Hızlı bir şekilde yenilikçi adımlar atılabilir, çiftçilerimize traktör desteği, ürün desteği, mazot ve gübre destekleri ve hayvancılarımıza yem desteği verilebilir. Çiftçilerin ve sanayicilerin sorunları bir şekilde çözülebilirse ekonomik olarak rahat bir refaha ulaşabiliriz. Üretim yapan şirketlerimize taşıma giderleri için mazot ve benzinde indirim sağlanabilir. Üretim yapılan alanda üretim yapan şirketlerimizin ve fabrikalarımızın desteklenmesi gerekmektedir. Vergi kalemlerinde kısa süreli rahatlatılmalar ve vergi kalemlerini azaltmalara imk

Hayat Cumhuriyettir

Resim
Her saat farkında olmadan kutlarız cumhuriyeti aslında; her düşünüşümüzde, kendimizi her ifade ettiğimiz an, her bir şeyler yapmaya başladığımız zaman, bir sözümüz olduğunda ve söyleyecek bir lafa imza atarken... kadınlar, erkekler hepimiz hepimiz bir toplum olabildiysek bugün ve her geçen gün geleceğimizde seçimler yapabiliyorsak özgürce ve kimselere muhtaç olmadan omuzlarımız dik bir şekilde, belirleyebiliyorsak bizi yöneten kişileri unutmayalım ki bu bir özgürlük şarkısıdır. Özgürlük cumhuriyettir. Özgürlük nedir bilir misiniz? Özgürlük hava gibidir, su gibidir ve özgür olamadığımız her saniyeyi içimizde bir boşa geçirilmiş an olarak sayabiliriz. Okumak çok önemlidir ve eğitim almak, eğitim görmek, eğitim vermek, eğitim her kaleminde hayatımızın her köşesinde karşımıza çıkacaktır. Eğitim alan biri önüne hedefler koyarken bir şekilde ulaşacağı hedeflere yollar oluşturur. Gözlemler yapar, hayatı ve onun içindeki bilgiyi edinir. İnsanlar bilgi edinmenin doğal hakkı ile yaşarlar. Bilgi

Aşk'a Mektuplar

 O kadar çok isterdim ki yanımda olmanı, o kadar çok isterdim ki mutluluğum olmanı yeniden, bir umut olmanı gözlerimde, bir kez daha bakabilmeyi o güzel yüzüne, bir kez daha konuşabilmeyi sorgusuz ve hani düşünmeden... yaşlandığımızda hepimizin aklında iki soru olacak aslında birincisi geçmişe dönebilip hatalarımı telafi edebilir miyim? İkincisi beni düşünen biri var mıdır şu dünya üzerinde. İkinci soruyu hiç düşünme derdim sana çünkü hep düşünürüm ben gece ve gündüz. Gündüz ihtimalleri düşünürüm, gece söylediklerimi, gökyüzüne bir dua bırakırım. Hani bir yaşlılık hikayesi benimki, biraz sıkıcı olacak ama yaşlandım galiba, 31 yaşında oldum 32'ime az kaldı. Yaş 35 yolun yarısı der Cahit Sıtkı, yarıya üç basamağım kaldı aslında yada dört. Blogumu niye açtığıma gelecek olursak biraz içimdekileri anlatmak istedim gökyüzüne. Yarın olacak mı bilmiyorum... ben her gün yeni bir sabaha uyandığımda yeniden aynı ihtimallere uyanırım. Ben sana niye hep geç kalıyorum, niye söyleyemiyorum içimde

Ses Ol

 Tek güzelliği dünyanın gözlerindedir sevdiğin kişinin ve her güzellik vaktini bekler... o gün gelir, gelecektir bilirim. Her şey yine güzelleşecektir, dünya yanında olur olduğunda, nefesin kesilir gibi gelir ama kesilmez, hani bir şeyler mevsimleri anlatırken. Yıllar büyüttü bizleri, biz küçücük kalplerine sevgiyi sığdıran iki cümleyken hayat güzeldi ve güzel kalmalıydı. Her şey yeniden sevmeliydi şarkıları, yürekleri uslanmalıydı artık tüm cümlelerin. Kalbin atımında duyardım seslerini, hani demiştim ya "en huzurlu olduğum yer" diye, kalp bir ikiz duygunun birleşimiydi sevenler için... Uğultulu cümleler büyüttüm, çoğunu da sevdim cümlelerin, hepsi beni aşka götürüyordu, hepsi sessizliğime bir sesti. Sevdiğin: cümlelerin en güzelidir, en çok onu bekler kalbin ve onu söyler ellerinin büyülü dünyasında uslanan çocukluk, hani zamanın anlatamadıklarından... hani bir şiir olursun ama konuşamaz için, işte öyledir hissettiklerin. Geldiği zaman notalar yüreğine bir müzikal olması iç

Tam Sessizlikten Kalma

 Tamamlanmamış bir yarımlığım var hala, cümlelerimi bitirirken eksik bitiriyorum her bir yönüyle. Uzun zamanların kısa sözcükleri.. sözlerim ile başladım cümlelere hep. Gelir mi cümlelerim yeniden bilmiyorum, sesim ses olur mu yeniden bilmiyorum. Cümleler bazen düğümleniyor içimde, hep yarım bırakıyorum her şeyi, hep bir yanım eksik, bir yanımda hala ümitlerim var, bilmiyorum öyle derin kurduğum bir bağ var işte dünya ile. Eksik kalıyor bir şeyler, bir şeyleri toparlayamıyorum. Tutunduğum bir şey var şu hayatımda galiba oda sevgi, seviyorum be kuşları, doğayı, tahta parçalarını... uzun cümlelerin insanıyım galiba çoğu zaman ya da ben öyle sanıyorum. Uzun zamanlar, uzun düşünceler, uzun düşünüşler, uzun belirsizlikler yaşadım hayatımda. Gerçek olan tek hikayem vardı ve her zaman gerçek olacak tek sözüm. Çevremi sarmış onca düşüncemi yaşadım derinlerde... en çok düşündüğüm, düşlediğim bir sesim oldu benim, yaşadığım hayatı özümsediğim bir kalp atışı ile seslendim ben cümleme. En uzun mes

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXVI - Bugün Gel

 Öyle bir gel ki bugün, öyle bir gel ki rüzgar söylesin şehirlere en derin anları. Seyredeyim ışıltısını gökyüzünde gölgelerin ve çağırayım sesini en güzel sessizliklerle... öyle bir gel ki dans etsin gökyüzü ve yıldızlar, yalın ayak seslerini duyayım ezgilerin ve söyleyeyim topraklara, taşlara, yağmurlara, karlara, yarınımda olan tüm yalnızlıklarıma söyleyeyim sesimi. Hikayem geçsin önümden son sözlerim gibi, söz verişlerimin en anlamlısı, en büyülüsü toprağımın,  gözlerimin söylediği öyle bir yankıdır işte. Yıllar içinde büyür insan, yıllar bizleri de büyüttü bir ağaç gibi, can verdi öncesinde ve plaklar gibi eskiydi hikayesi bu sözlerin. Eski ve sonsuz... Sorarlar bana en sevdiğin renk nedir diye? Bilmez kimse en sevdiğim rengi gözlerimin gözlerine değdiği maviydi ya da yeşil. Rengarenkti tınısı sözlerimin ve rengarenk olacaktı hep, hep bal rengi görürdüm cümlelerimi, gözlerinin rengiydi gökyüzü benim için, saat vurumu sessizliğinin... saatlerin hikayelerinin bir damlası sözcüklerim

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXV- Tek Değişmeyenim

Tüm şarkıların tek anlamı vardır duyduğunda ve uğruna ölebileceğin kadar derin bir düşünce vardır. Teker Teker her saat yanılgısında bir düşüncenin yüz bulması toprağında... her şiirin Tek kahramanı ve her şarkının ruhudur o güç, eş ruh gibi. Mısralar döktü gözbebeklerim kelime kelime, hece hece mısralar döktü. Aşk; adına mısralar dökülen, şiirler, şarkılar yazılan bir yol, o yolda yalnızlığın şehrinde bir kahramanıyız hikayelerde. Sebep sonuç ilişkileri gibi sözler yazılı kaldığında hep bir sonuca umuttur. Sözlerini unutmuş birini hikaye edinmez zaman, sözler çok değerlidir unutulmazlar... hiç bir söz unutulamaz o derinlikte ve saatlerin çırpınışı yazılmadı hiç o denli mısralarda. "Bu biçim" şarkısında anlatır Cem KARACA bu sevginin söylediklerini. Sonuçlar bir şehre götürebilir insanı ya da şehirde kaybedebilir seni sessizlik, dünyada bir sürü düşüncenin yazılış hikayesi gibi; şehirde yaşayan tüm insanların bir yazgısı vardır ve şehir üstünde yaşayanları o yazgı ile bütünle

Eksiklerimle Hayat

 Hayatta hep artımız olamaz ve hiç birimizin eksik noktalarının olmadığı söylenemez. Tamamlamaya çalıştığım çok şey oldu bu hayatta ve tamamlamak istediğim, bir yığın konu var uçsuz bucaksız... bir deniz gibi bazen dalga dalga kendimizle tanışıyoruz, eksiklerimizle tanışıyoruz, fazlalıklarımız ile tanışıyoruz. Çok uzun bir deneyim hayat ve bu deneyimi en iyi şekilde değerlendirmeye adayız. Herkes bir oyuncu ve hayat bir tiyatro sahnesidir bunu kötü anlamda söylemiyorum ama hepimizin rolleri vardır, hayat üzerinde, oynamamız gereken roller vardır ya da bize biçilen rolleri oynamaya aday oluruz zaman zaman. Uzun bir süredir yazmıyorum internet sayfamda ve uzun bir süredir sizler ile bir şeyler paylaşmıyorum. Bu durum 3. kitabımın yazılması için biraz fikir toplayıp yola devam etmem adına oluştu, biraz dinlenmeye ihtiyacım olduğunu düşündüm. Her gün bir yazı çıkarmak bana fazlasıyla keyif verse bile biraz kafamdaki diğer planlarım için uğraşmam ve toparlanmam gerektiğini düşündüm. Yeniden

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXIV- İsimsiz

 İsimsiz umutların sahibiyim, vücut bulmamış korkularım var. Hep süper kahraman olmaya çalışıyor ruhum, hangi yöne dönsem yara alıyorum bazen sahte bir gülümseyişle bakıyorum sabaha, sahte bir fısıltıya inanıyorum, kendimi kandırıyorum çoğu zaman... Seslenişlerin tümü aşkın yürek bulan halinden, biraz bencilce olacak biliyorum ama biraz kaybetmeye alışmış bir zamanın askeriyim. Bunu hiç kimse anlamadı, anlayamaz da... sadece gülümseyebilirim bir insana iyiyim demek için, sahte şeyler taşıyorum galiba, yerini bilmediğim umutlarım var, yerini bilmediğim onca düşüncem gibi. Bugünlük bu kadar, aşk'a bir not daha bıraktım. Seslenmek istediğim gibi sessizliğimle. Erol SÖĞÜT Daha önce aşk hakkında yazdığım yazılar: Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXIII - İki Kelime Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXII - Bazen Sadece Yazarsın Yıldızlara Bakarken 'Seni Sordum Yıldızlara' Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXI - Umut Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XX - Sen Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XIX - Konuşmaya İhtiyacım V

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXIII - İki Kelime

 Aşk bir ömrün hikayesi olduğunda anlamlıdır ve hayat bulduğu her hecenin bir geçmişi vardır, uzun zaman oldu sessizliğimle sohbet etmeyeli, hayalleri ile sessizliğimin ellerinden tuTTuğum zamanları düşledi yüreği sözlerimin. Özlemek gibidir hikayesi sevgilerin, özlemek gibidir her nefes aldığında içindeki sevgin, hani bir masal olur biriktirdiklerinden... şarkılar büyüTTüm, şiirler biriktirdi sessizlik.  Çocukluğumu sevmenin yürek hecesi, yürekler gerçekten sevdiklerinde hiç unutmazlar, hiç söylemeden bekler hikayesini sevenler, o dilden şiirler eksik olmaz... sözler tutukludur. İçime biraz hüzün çektim, biraz gözlerimi yumdum sessizlik hissederek. Bir şeyler vardı ellerimde beni umut ettiren. Biliyordum sanki, bir ömür geçse bile alışıyordum. Gülüşünü özler hikayeler, sözcükler suskunluğun eşsiz mavisindedir, Erol SÖĞÜT Daha önce aşk hakkında yazdığım yazılar: Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXII - Bazen Sadece Yazarsın Yıldızlara Bakarken 'Seni Sordum Yıldızlara' Aşk Bir Ömrün Hik

273. Yazımız - Yeni Bir Serüvene Çıkma Kararı - 3. Kitap

 273 ayrı konu, 273 ayrı başlık, bir gelişim hikayesini sizlerle buluşturdum, 273 gün hakkında kısa olarak söyleyebileceğim belli konular üzerinde durmadan değişik aktiviteler ile yazılarımı sizlere sunma isteği içerisindeydim, bunu başarabildim mi veya ne kadar kalıcı yazılarım oldu bilemiyorum, yapmaya çalıştığım hareket biraz olsun sizi kişisel düşüncelerinizden uzaklaştırıp farklı düşünce yapıları ve bilimsel boyutlar ile bilgi kazanımlarına ortak etmeye çalışmaktı. Bu süreç içerisinde kendimde bir boyut kazandım ve artık daha çok konu odaklı düşünmeye başladım. Uzun süre ara verdikten sonra dün üçüncü kitabımı yazmaya başlama kararı aldığımı söyleyebilirim. Hayat çok kısa ve anlatılacak hikayelerimizin varlığına inancımla her günümü değerlendirmeye çalışıyorum. Yeni kitabımdan bahsedecek olursam biraz olsun filme çevrilebilecek bir hikaye geliyor, kafamda var olan bu, küçük bir senaryo var kafamda ve bunun boyut kazanması için biraz düşünmeye başladım, Şuan boyutlarını biçimlendir

Coğrafya ve İnsanlar

 Hepimiz bir şehre mi aitiz ya da bulunduğumuz yere mi aitiz? İbni Haldun'un deyimiyle "Coğrafya insanın kaderidir" olgusu doğru mudur? Bazen öyle ancak şöyle bir şey daha var ki insan gelişim gösterdiği konular üzerinde yeni bir alan oluşturabilir. Hayallerimize ulaşacağımız gün insanlık için ve bizim için son derece önemli aşamalara gelebiliriz. Yenilik dünya üzerinde yeni şeyleri meydana getirecek ve "iyilik" olgusu kökleşecektir. Dünyada olmak istediğimiz alana ait olmayı başardığımız gün bizler için milat başlayacaktır, her gün gelişim süreçlerimizi ilerletmeliyiz ve her gün yeni bir deneyimle tanışmalıyız. Araştırma ve geliştirme kalıbı içerisinde varlık gösterdiğimiz her gün yeni bir şeyler ortaya koyacağımızdan emin olabiliriz. İnsanlık adına büyük bir serüven dünya yaşantısı ve öğrenme adına yaşıyoruz, yaşayacağız. İnsan dünyanın üzerinde bir şeyler oluşturuyor ve oluşturacaktır ancak bu serüven insanın düşünüşüyle alakalı olarak devam etmektedir, Düşün

Aforizmalar

 Özlü ve küçük düşünceler, özdeyişler olarak tanımlayabileceğimiz cümlelerdir. Özdeyişler ve küçük sözcüklerin yan yana gelmesi ile bu kadar büyük anlamların oluşması ne kadar ilginç değil mi? Düşünce gücümüzün desteklenmesi ve gelişimi açısından ne kadar önemli bir yere sahip. Bu sözcük dilimize Fransızcadan girmiş. Kısa cümlelerin bu kadar çok şey anlatıyor olması bizler açısından ne kadar güzel bir olgu, düşünceyi pekiştirmek adına bir cümleye bir çok bakış açısı ile bakılabilir. Sözcükler, cümleler, sözler insanların iletişim kurmalarını sağlayan bütüncüllerdir, bunların düşünce ile birleşiminden bir bütünlük çıkarabiliyorsak düşüncelerimizin eşsiz ve hikayeler barındırdığını söyleyebiliriz. Kişiler bugüne dek kendilerini çok çeşitli türde anlatmaya çalışmış ve anlatmışlardır ancak bir kelimenin bir sınır taşımadığı ve düşüncemize güç ve anlam kattığı noktaların olması çok önemlidir. Kısa cümleler ile hayatımızın en uzun cümlesini sürdürebiliriz, kısa cümleler ile hayatımızda uzun

Rengarenk Bir Dünya Yaratmak

 Gözlerimiz sayesinde gördüğümüz dünyanın her hecesine şükrederek bakmak durumundayız, güzel bir doğa var, insan için güzel bir dünya var. Rengarenk bir doğamız var, kuşların cıvıltıları var, hepsini yok edende insan, yaşatacak olanda insan... bir büyünün içindeyiz, bedenlerimiz gelip geçici ve bir gün hepimiz gideceğiz bu dünya üzerinden. Kalıcı olacak şeyler sadece geride bıraktıklarımız olacak. Geride ne bıraktığımız önemlidir ve ne yaşadığımız, çiçeklere bakarken içinden sevgi sözleri dökülebiliyorsa yaşıyorsun demektir ya da bir ağaca bakarken yılları görebiliyorsan yaşıyorsun demektir. Bugün ve yarının tesellisinde geçici bir noktayız sadece insanlar olarak ve yaşama ne kadar tutunabilirsek o derece yaşayacağız, hepimiz bir gücün varlığını kabul ediyor ve o gücün etrafında kenetleniyoruz, içimizde bir güç var, yaşamak bir gücün hayatta kalmasıdır ve hepimizin etrafındaki binlerce küçük enstantane, fotoğraflar bütünüyüz insanlar olarak, hepimiz birer fotoğrafız. Kimimiz siyah ve b

En Kısa Cümlem ile Karşınızdayım

 Bir el uzat hayata, bir ses ver, bir kere düşün ve sorgula, her günün anlamaya değer. Erol SÖĞÜT

İnsan ve Yeni Düşünsel Tutumlar

 Bugün bir içsel yolculuğa çıkalım ve sizler ile hayatımızda neler yapmaya çalıştık ve çalışıyoruz onu inceleyelim, çeşitli zamanlarda kendim için bunu sorgular ve amaçlarıma ulaşıyor muyum diye çeşitli stratejik hamleler düzenlerim. Kendim için koyduğum hedeflerim var ve bunları yerine getirmeye çalışıyorum, biraz olsun sayılı zamanlar geçiriyorum ve sayılı projeler çiziyorum. Stratejilerimi iyi belirlemeye çalışıyorum. Sezgisel olarak kendimize bir hedef koymak bizleri dünya üzerinde yeniliklerle tanıştıracaktır. Çoğu zaman kendimize belirli hedefler koymalı ve bunlara ulaşmak için var gücümüzle çalışmalıyız. Biraz olsun güçlü ve biraz olsun yenilikçi hedefler belirlemeye yönelmeliyiz. Bizler için en güzeli araştırmak ve yapmak istediklerimizi tanımlamaktır, tanımlamalarda bulunurken kendi dünyamızda en çok neyi değiştirmek istediğimize bakabiliriz. Bir şeyler yönetirken kendi algılarımızdan ziyade dış dünyanın algılarını da gözden geçirmeye ihtiyacımız bulunmaktadır. Yenilikçi yapım

Düşüncelere Yön Verebilmek

 Düşüncelere yön vermek biraz zor bir iştir ve hayatımızda çok önemli bir yere sahiptir. Düşüncelerimizin oldum olası bir kilitlendiği nokta vardır ve herkes için bu unsur aynıdır. Her düşünüşün bir felsefesi ve bir doğuşu bulunmaktadır, hayat içerisinde herkesi düşünüşleri ile değerlendiririz, farklı şeyler düşündüğümüz zamanlar olabilir ve farklı hayatların içerisinde yaşadığımız söylenebilir. Psikolojik olarak ait olmak istediği yeri ister her insan ve düşüncelerini başlatabileceği oturumlar yapılandırmak ister, bu insanın yapı olarak en güzel ve en iyiyi istemesi ile açıklanabilse bile farklı düşünüşlerinde var olduğu gözlemlenebilir hayatta. İnsan hayatı boyunca her yapıya ve her doktrine koşulsuz şekilde ilgi duyabilir. İnsanı insan yapan en önemli şey duyduğu merak ve hayal ettiği noktalar kümesidir. Şekilsel olarak bir yapıya hayranlık duyabilir insan ya da bir varlığa hayran olabilir, eskilerden öğrenecek çok şeyimiz olduğu her zaman doğrudur ancak kendi görüş ve yaşayışlarımı

Aşk Bir Ömrün Hikayesidir XXII - Bazen Sadece Yazarsın

 Cümleler vardır, söz verilmiş bir yaşamak... sözler kısalsa bile, cümleler konuşur bazen, gerçeklik değişmez. Yüreğinle seversen hiç unutmazsın, hani bir kanat çırpar insan sessizliğe, rüzgar gibi geçer seneler, sözler verilmiştir bir kere ve her hayat yeniden devam eder soluksuzca, rüzgar çok şey anlatır, mesela ilk benliğinin adını koyduğunda öyle içten seslenirsin işte, senindir ve yüreğinle yaşayacaktır. Sorgusuz sözcüklere doyduğun zamanlardan kalmasındır hayatta. Şehir değişimin her hecesini yazar gökyüzüne, hiçbir şey değişmeyeceğini bile bile kabul etmektir bazen sessizlik, saatler durur ve akrep yelkovanla dans eder hayat boyunca, tıpkı mevsimler gibi, gelip geçer işte yaşam ile cümleler arasında. Şiirsel bir gölgedir yaşam, uçsuz ve bucaksız, hayatta yok olup gitsen bile geride bıraktıkların vardır, hikaye hikaye yaşamlar... Son cümle midir yazılanlar ya da her kelimemiz bir son cümle midir? Sorgusuz ve sualsiz sevinçleri olur insanın ve iç yürüyüşleri, bilmediğin çok kelime