Öne Çıkan Yayın
Otokontrol & Tüketim Alışkanlıklarımız
- Bağlantıyı al
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
İnsan hep elindeki ile yetinmeyi değil hep bir üst mercii kendine hedef seçmiştir ve insanın var oluşunda istekleri ve talepleri yatmaktadır. İnsan akıllı bir savurganlık içinde değil tam aksine akılsız bir tüketim içine dönüştürülmeye başlanmıştır. Tüketim alışkanlıklarımız ve davranışlarımız öyle içimize işlemiştir ki zaman içinde duygularımızı tüketir hale gelmeye aday olmuşuzdur. Duygularımızın hızlı tüketilmesi bizlerin en iyiyi ve en mutlu olabileceğimiz şeyleri aramamıza ortam hazırlamıştır.
Duygularımızı tüketen bir alışkanlık içinde olmamız hayatın getirilerini yaşamamız ile eş değer bir yaklaşım taşımaktadır. Yeni olgulara verdiğimiz önem ve bilişsel dürtü üzerindeki prensiplerimiz ile bir şeylere yönelme halini taşımaktayız. Yönlendirici olduğumuz noktalar kendimize otokontrol uygulamamızı sağlıyorlar. Otokontrol yani diğer adı ile kendini yöneltme ve yönlendirme işlevi hayatımıza yön verdiğinden bu yana insanlar kendi davranış ve üsluplarını kontrol etme yetisine sahip olmaya başladılar. Bu özelliğimiz aslında gerekli bir mekanizma içerisinde çalışır ve insan davranışlarını olumlarsa güzel şekilde sonuçlar doğurabilir. Otokontrol önemli bir duygudur ancak tüketim faktörü işin içine girdiğinde bu otokontrolü kaybeder hale dönüşüyoruz. Tüketim alışkanlıklarımız ve tüketim halimiz insan olarak devamlı en iyisine ulaşmaya çalışmamız ile eşdeğer niteliktedir ancak bu tutumu fazla içimizde sindiremediğimizde kendimizden başlayıp diğer insanlara kadar giden bir döngü içerisine giriyor. Tüketim ve tüketimin varlığı insan yaşamını mutlu kılmak ve yaşam standartlarımızı yükseltmek için varsa güzel bir şey ancak bu durum bende varken bir üstünü istemeliyim şekline dönüştürülürse insan doğası gereği tüketim bir alışkanlık halini alacak ve tüketmeye alıştırılan bireylere dönüştürüleceğiz.
Tüketim davranışlarımızla ilgili ikinci kitabımda değerlendirmeler içerisinde bulundum ancak bu süreci günlük yazılarıma da katmaya karar verdim. Bir şekilde yeniyi ve en iyisini arama dürtümüz ile yaşam standartlarımızı pasif hale getiriyor olabiliriz. Yaşam bizlere en iyiyi istemeyi elbette ki her zaman oluşlarıyla anlatacaktır. Biz hepimiz en iyiyi istemenin ve en iyiyi görmenin, yaşamanın prensibi içindeyiz. Bu duruma farklı noktalardan bakış açıları sağlamak durumundayız. Farklılıklar bizlerin en önemli etkenleridir. Bizlerin farklı bakış açılarına sahip olması en iyiyi kendi içimizde yaratmamıza neden oluşturabilir.
En iyiyi isteyen insan otokontrollerini bırakmamalı ve alışkanlık olarak tüketimi görmemelidir. Yetinmek güzel bir özellik olduğu kadar insanı mutlu eden bir özelliktir. Yeni alışkanlıklar edinmek ve hayatımıza yön vermeye devam etmek zorundayız, bir şekilde kendimizin artı ve eksilerine alışılmış bir parantez dışında yeni oluşumlar sağlamalıyız. Gelişim göstermek zorundayız ve kendimiz geliştikçe hayatta en iyiyi aramak yerine hayatın en iyisini ben nasıl yapabilirim duygusuna sahip olabiliriz. Bu gelişimin anahtarlarını elimize verecektir. Potansiyel bir halde kendimizi tanımalı ve içe dönüşümüzü gerçekleştirmeliyiz.
İnsan olarak yeni bilgiler edinmek ve yeniyi tükettiğimiz faktörlerde aramak değil kendimizde yeniyi aramak durumundayız. Bizler geliştikçe bir şeyler yerine oturacaktır. Tüm okuyanlarıma saygı ve sevgilerimle.
Erol SÖĞÜT
Geçmiş dönemde toplum ve insan hakkında yazdıklarım:
Bir Yaşamak Meselesi Bu
Gelişim
Bizi Biz Yapan Noktalar
Bir İnsan Hikayesi
İnsan ve Toplum
Felsefe & Hayata Bakış
Kültürel Zaman
Seçimlerimiz
Güncelleme
Yapmak İstediklerimiz
Dünya ve Evren
Yaşlılar / Gençler
Hayat
Dahi Hayatlar
Sosyal Doku
Üretim ve Ekonomi
Eski ve Yeni
Roller ve Hikayeler
İnsan ve Hayat
Yenilik ve Çağ
Herakleitos "Değişmeyen Tek Şey Değişimin Kendisidir."
Twitter: https://twitter.com/erolsogut
İnstagram: https://www.instagram.com/erolsogutofficial
- Bağlantıyı al
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Yorumlar
Yorum Gönder
Sadece yazılarla ilgili mesajlar yayınlanabilir.